İngilizce kelime nasıl ezberlenir? Denenebilir 9 yöntem

Bu yazıda
  1. Kısaca: kelime ezberlemenin özü ne?
  2. 1. Kelimeyi cümle içinde öğren
  3. 2. Tanımak yetmez: kendini sına
  4. 3. Yazarak hatırla
  5. 4. Yanlışlarına geri dön
  6. 5. Sesli tekrar ve telaffuz
  7. 6–9. Gruplama, kişiselleştirme, düzenli kısa oturum, günlük hayattan toplama
  8. Hangi yöntem kime uygun?
  9. Sık sorulan sorular
  10. Kaynaklar
Kısaca

İngilizce kelime ezberlemenin işe yarayan yolu, kelimeyi bir cümlenin içinde öğrenmek ve sonra anlamına bakmadan hatırlamaya çalışmaktır. Kısa ama sık oturumlarla kendini sına, bazı kelimeleri ezbere yaz, yanlış yaptıklarına ayrıca dön. Listeyi tekrar tekrar okumak tanıdık bir his verir ama kelimeyi aklında tutmaya tek başına yetmez.

Bu yazıda denenebilir 9 yöntemi anlatıyoruz. Hepsini aynı üç kelimeyle gösteriyoruz: commute, reluctant ve figure out. Böylece yöntemler arasındaki farkı aynı kelimeler üzerinde görürsün. Hiçbir yöntem "bir günde 100 kelime" sözü vermez; her birinin neye iyi geldiğini ve nerede zayıf kaldığını da yazdık. Sonda hangi yöntemin kime uyduğunu gösteren bir tablo var.

Kısaca: kelime ezberlemenin özü ne?

Bir kelimeyi bildiğini söyleyebilmek için üç şey gerekir: anlamını bilmek, nasıl kullanıldığını görmek ve gerektiğinde onu aklına getirebilmek. Çoğu ezber yalnız birincisinde kalır. "reluctant = isteksiz" satırını okuyup geçmek anlamı verir, ama konuşurken ya da yazarken kelimenin aklına gelmesini sağlamaz.

Bu yüzden aşağıdaki yöntemlerin neredeyse hepsi aynı üç parçadan birini güçlendirir:

  • Bağlam: kelimeyi bir cümlenin, bir durumun içinde görmek.
  • Hatırlama: anlamı kapatıp kelimeyi kendi aklından bulmaya çalışmak.
  • Tekrar: aynı kelimeye birkaç gün arayla, kısa kısa geri dönmek.

Yazı boyunca kullanacağımız üç kelime şunlar:

KelimeAnlamÖrnek cümle
commuteişe gidip gelmek; (isim) işe gidiş gelişMy commute takes 40 minutes by bus. (İşe gidip gelmem otobüsle 40 dakika sürüyor.)
reluctantisteksiz, gönülsüzMert was reluctant to lend me his car. (Mert arabasını bana ödünç vermeye pek gönüllü değildi.)
figure outçözmek, anlamak, bir yolunu bulmakI can't figure out how this printer works. (Bu yazıcının nasıl çalıştığını bir türlü çözemedim.)

1. Kelimeyi cümle içinde öğren

Kelimeyi tek başına değil, bir cümlenin içinde öğrenmek, anlamla birlikte kullanım kalıbını da verir. reluctant kelimesinin anlamı "isteksiz"dir; ama cümlede neredeyse hep reluctant to do something kalıbıyla gelir. Tek kelimelik bir liste bunu göstermez, bir cümle gösterir.

İyi bir cümle kısa olur, senin hayatına benzer ve kelimenin anlamını sezdirecek bir ipucu taşır:

reluctant

isteksiz, gönülsüz (çoğunlukla reluctant to + fiil)

I was reluctant to call her after the argument.

Tartışmadan sonra onu aramaya pek gönlüm yoktu.

commute için de cümle, kelimenin hem fiil hem isim olduğunu gösterir: I commute to Kadıköy every day. (Her gün Kadıköy'e gidip geliyorum.) ve The commute is the worst part of my job. (İşimin en kötü yanı gidip gelmek.)

  • Neye iyi gelir: Kelimeyi doğru kalıpla kullanmana. Edat ve -ing hatalarını azaltır.
  • Nerede zayıf kalır: Yavaştır. Her kelimeye cümle kurmak zaman ister, yalnız okuyarak da kelime akılda kalmaz.

2. Tanımak yetmez: kendini sına

Kelimeyi görünce anlamını bilmek (tanımak) ile anlamından yola çıkıp kelimeyi bulmak (hatırlamak) farklı işlerdir. Kendini sınamak ikincisini çalıştırır: anlam sütununu kapat, kelimeye bak ve anlamını söyle; sonra tersini yap, Türkçeden İngilizceyi bul.

Üç kelimeyle kısa bir sınav şöyle görünür:

  1. commute → ? (işe gidip gelmek)
  2. figure out → ? (çözmek, anlamak)
  3. isteksiz, gönülsüz → ? (reluctant)

Üçüncü soru ilk ikisinden zordur, çünkü bu kez kelimeyi senin üretmen gerekir. Konuşurken ihtiyaç duyduğun yön de budur. Bir kelimeyi yalnız bir yönde biliyorsan, onu henüz tam öğrenmemişsin demektir.

Telefonla çalışıyorsan Dil Defteri'nde aynı kelimeyi üç modda sınayabilirsin: Kartlar, Seçmeli ve Yazma; yönü de sen seçersin (kelime → anlam, anlam → kelime ya da karışık). Ayrıntılar Özellikler sayfasındaki çalışma bölümünde.

  • Neye iyi gelir: Neyi gerçekten bildiğini, neyi yalnız tanıdığını gösterir.
  • Nerede zayıf kalır: İlk başta moral bozar; bildiğini sandığın kelimelerin bir kısmını bilemezsin. Bu normal, çalışmanın asıl kısmı da bu.

3. Yazarak hatırla

Kelimeyi ezbere yazmak, hatırlamanın en zor biçimidir: anlamı bilmek yetmez, harfleri de doğru sırayla aklına getirmen gerekir. Türkçe anlamı gör, İngilizcesini hiç bakmadan yaz, sonra kontrol et.

Üç kelimede tipik yazım tuzakları şunlar:

  • reluctant → ✗ reluctent. Son hece -ant.
  • commute → ✗ comute. Çift m.
  • figure out → ✗ figur out. figure'ın sonunda -e var.

Yazarak çalışmak özellikle yazılı sınava hazırlananlara ve e-posta, ödev gibi yazılı işlerde İngilizce kullananlara iyi gelir. Konuşmada kullanacağın kelimelerde de işe yarar, çünkü kelimeyi tamamen kendin üretirsin.

Burada önemli olan bakmadan yazmak. Aynı kelimeyi bir sayfa boyunca kopyalamak, gözün hep doğru yazımda olduğu için okumaya yakındır; bir kez ezbere yazıp kontrol etmek hangi harfte takıldığını gösterir. Okurken gözün doğru yazımı zaten tanıdığı için şu kelimelerdeki tuzağı ancak yazarken fark edersin:

DoğrusuSık görülen yanlışTuzak
definitely✗ definatelyİçinde finite var: definitely
separate✗ seperateOrtada par var: separate
embarrass✗ embarassHem rr hem ss
unnecessary✗ unneccessaryTek c, çift ss
occurrence✗ occurencecc, rr ve sonda -ence
  • Neye iyi gelir: Yazımı ve anlamdan kelimeye giden zor yönü.
  • Nerede zayıf kalır: En yavaş yöntemdir; her kelimeyi her gün yazmak yerine zorlandıklarında kullan.

4. Yanlışlarına geri dön

Tekrar ederken bütün listeye eşit zaman ayırmak yerine, bilemediğin kelimelerden başla. Her sınamada bilemediklerini ayrı bir yere yaz: defterin son sayfasına, bir kâğıda ya da ayrı bir listeye. Bir sonraki oturum bu listeyle açılır.

Yanlışı yazarken ne karıştırdığını da not et. Örneğin reluctant sorulduğunda aklına relevant (ilgili, konuyla bağlantılı) geldiyse, iki kelimeyi yan yana yaz: reluctant = isteksiz, relevant = ilgili. İkisi de rel- ile başlar; karışmalarının sebebi bu. Bir sonraki tekrarda bu tuzağı kendin fark edersin.

Bir kelimeyi iki ayrı tekrarda üst üste bilirsen listeden çıkar. Liste kısaldıkça nerede ilerlediğini görürsün. Bu düzeni kâğıt defterde nasıl kuracağını İngilizce kelime defteri nasıl tutulur yazısında adım adım anlattık.

İngilizce kelime tekrarında sıra şöyle olmalı: önce yanlışlar, sonra son birkaç günde eklediğin yeni kelimeler, en son da çoğunu artık bildiğin eski kelimeler; eskilere arada bir kısa bir tur yeter. Yönü de değiştir. lend görünce "ödünç vermek" demek kolaydır; "ödünç vermek"ten yola çıkınca pek çok kişi borrow der, oysa borrow "ödünç almak"tır. Hata ancak zor yönde ortaya çıkar, bu yüzden bir kelimeyi iki yönde de bilene kadar "öğrendim" sayma.

Haftalarca listeden çıkmayan inatçı kelimelerde aynı şeyi tekrar etmek yerine yöntemi değiştir:

  • Yeni bir cümle yaz. Eski cümle işe yaramadıysa kelimeyi sana daha yakın bir durumda kullan.
  • Karıştığı kelimeyi yanına koy. Can I borrow your pen? / Can you lend me your pen? İki cümleyi aynı satırda çalış.
  • Bir süre ara ver. Kelimeyi bir haftalığına listeden çıkar, sonra yeni bir cümleyle yeniden ekle. Aynı cümleye her gün bakmak, bir süre sonra onu okumadan geçmene yol açabilir.
  • Neye iyi gelir: Zamanını seni zorlayan kelimelere harcamana.
  • Nerede zayıf kalır: Düzen ister. Yanlışları yazmayı atlarsan yöntem çalışmaz.

5. Sesli tekrar ve telaffuz

Kelimeyi yüksek sesle söylemek iki işe yarar: telaffuz hatasını erken yakalarsın ve kelimeyi bir de kulağınla hatırlarsın. Yeni kelimeyi bir öğrenci sözlüğünde dinle, vurguyu fark et, sonra kendi sesinle birkaç kez söyle.

KelimeIPA (Oxford, UK)Vurgu
commute/kəˈmjuːt/ikinci hece: com-MUTE
reluctant/rɪˈlʌktənt/ikinci hece: re-LUC-tant
figure outfigure: /ˈfɪɡə(r)/ (US: /ˈfɪɡjər/)figure'ın ilk hecesi: FIG-ure

Sesli tekrarı sınamayla birleştirebilirsin: anlamı gör, İngilizcesini yüksek sesle söyle, sonra kontrol et. Bu yöntemi yolda, yürürken, hatta bulaşık yıkarken bile uygulayabilirsin.

  • Neye iyi gelir: Telaffuza ve kelimeyi konuşurken hızlı bulmaya.
  • Nerede zayıf kalır: Yazımı çalıştırmaz. reluctant'ı doğru söyleyip yanlış yazabilirsin.

6–9. Gruplama, kişiselleştirme, düzenli kısa oturum, günlük hayattan toplama

Bu dört yöntem tek başına kelime öğretmez; ilk beşinin daha iyi çalışmasını sağlar. Hepsi aynı üç kelimeyle kısaca şöyle:

6. Gruplama

Kelimeyi anlamca yakın kelimelerle birlikte yaz. Grup, tek kelimeyi hatırlamayı kolaylaştırır ve konuşurken seçenek verir.

  • commute → rush hour (iş çıkış ve giriş saatlerindeki yoğunluk), traffic jam (trafik sıkışıklığı), public transport (toplu taşıma)
  • reluctant → eş anlamlısı unwilling, zıt anlamlısı eager (hevesli, istekli)
  • figure out → work out (bir sonuca varmak, çözmek), solve (çözmek)

Gruplar küçük kalmalı: 4–5 kelimeyi geçen grup yeni bir liste ezberine dönüşür.

7. Kişiselleştirme

Örnek cümleyi kendi hayatından kur. Sözlükteki cümle bir yabancıya aittir; senin cümlen bir anıya bağlanır.

  • My commute from Üsküdar to Levent takes an hour. (Üsküdar'dan Levent'e gidip gelmem bir saat sürüyor.)
  • I was reluctant to join the gym, but now I go every week. (Spor salonuna yazılmaya gönülsüzdüm, şimdi her hafta gidiyorum.)
  • It took me a week to figure out the new timetable. (Yeni ders programını çözmem bir hafta sürdü.)

8. Düzenli kısa oturum

Haftada bir gün iki saat çalışmak yerine her gün 10–15 dakika ayır. Kısa oturumu atlamak daha zordur, bir aksamada da düzen kolayca geri gelir. Bir oturum için basit bir sıra: önce dünün yanlışları, sonra birkaç yeni kelime, sonra anlamı kapatıp kısa bir sınav. Üç kelimeyle bu, beş dakikadan kısa sürer.

Günde kaç yeni kelime ekleyeceğini süren belirler, çünkü bugün eklediğin her kelime sonraki günlerde tekrar edilmek ister. Günde 5 kelime eklersen bir haftanın sonunda tekrar listende 35 kelime olur, 20 eklersen 140. Bizim önerimiz: günlük sürenin en az yarısı tekrara gitsin, kalan yarıda her yeni kelime için 1–1,5 dakika hesapla. Bu bilimsel bir formül değil, kendi sayını bulman için bir başlangıç noktası:

Günlük süreTekrarYeni kelime
10 dk5 dk3–5
20 dk10 dk7–10
30 dk15 dk10–15

Başlangıç seviyesinde aralığın üst sınırına, kelimeler uzayıp soyutlaştıkça (B2 ve üstü) alt sınırına yakın kal. Yanlış listen her hafta uzuyorsa ya da hafta sonu rastgele seçtiğin 10 kelimeden beşten azını biliyorsan sayıyı düşür.

Saat, düzenden sonra gelir. Yeni kelimeyi zihnin dinç olduğu bir saate koy; tekrar ise yolda, kuyrukta ya da çay demlenirken de yapılır. Oturumu günün zaten yaşanan bir anına bağlamak (servis yolculuğu, akşam yemeğinden sonraki çay) "en doğru saati" aramaktan daha kalıcıdır.

9. Günlük hayattan toplama

En kolay hatırlanan kelimeler, senin hayatında karşına çıkanlardır. İş ilanında gördüğün commute, haberde okuduğun reluctant, dizide duyduğun figure out bir anıyla birlikte gelir. Kelimeyi gördüğün yeri de not et: "dizi", "iş ilanı", "haber". Tekrar ederken o an aklına gelir, kelime de onunla birlikte.

Bir sınır koy: bir bölümden ya da bir makaleden en fazla beş altı kelime al. Toplamak kolaydır; zor olan, topladığını tekrar etmektir.

Bu işe yaramaz: listeyi tekrar tekrar okumak

Aynı listeyi baştan sona okumak çalışmak gibi hissettirir, çünkü her kelime tanıdık gelir. Ama tanıdık gelmek hatırlamak değildir. Anlam sütunu açıkken reluctant'ı "biliyorum" sanırsın; kapatınca aklına gelmeyebilir. Okumayı bırakma, ama her okumanın arkasından anlamı kapatıp kendini sına.

Hangi yöntem kime uygun?

Hangi yöntemin sana uyduğu hedefine, seviyene ve ayırabildiğin zamana bağlı. Aşağıdaki tablo bir başlangıç noktası; süreler bizim önerimiz, kesin bir ölçü değil. Çoğu kişi için iyi bir karışım şudur: cümleyle öğren (1), kendini sına (2), yanlışlara dön (4), bunu her gün kısa oturumlarla yap (8).

YöntemNeye iyi gelirKime uygunÖnerilen süre
1. Cümle içinde öğrenmekKalıp, doğru kullanımHerkes; özellikle A2 ve üstüYeni kelime başına 2–3 dk
2. Kendini sınamakGerçekten bildiğini görmekHerkesOturum başına 5 dk
3. Yazarak hatırlamakYazım, anlamdan kelimeye yönYazılı sınava hazırlanan, e-posta ve ödev yazanZorlandığın 5–10 kelime için 5 dk
4. Yanlışlara dönmekZamanı zor kelimelere ayırmakHerkes; listesi kabaranHer oturumun ilk 3–5 dk'sı
5. Sesli tekrarTelaffuz, konuşurken hızKonuşma pratiği isteyenYolda, yürürken 5 dk
6. GruplamaSeçenek, bağlantıB1 ve üstü; kelimesi çoğalanHaftada bir 10 dk
7. KişiselleştirmeKalıcı bağ, anıHerkesCümle başına 1 dk
8. Düzenli kısa oturumSüreklilikZamanı az olan, çalışan, öğrenciGünde 10–15 dk
9. Günlük hayattan toplamaAnlamlı, işine yarayan kelimeDizi izleyen, okuyan, işinde İngilizce kullananGün içinde birkaç saniye

Sık sorulan sorular

İngilizce kelime nasıl hızlı ezberlenir?

Kalıcı ezber için kestirme yok, ama boşa giden zamanı azaltabilirsin. Az ve gerçekten karşına çıkan kelime seç, her birini bir cümleyle öğren, anlamı kapatıp kendini sına ve önce yanlışlarına dön. Hızı, çok kelime okumak değil, zamanını bilmediğin kelimelere harcamak getirir.

Günde kaç kelime ezberlemeliyim?

Tekrar edebileceğin kadar. Günde 10–15 dakikan varsa 5 yeni kelime iyi bir başlangıçtır. Hafta sonunda bu kelimelerin çoğunu anlamı kapatarak biliyorsan sayıyı artır; bilemiyorsan azalt. Yeni kelime sayısı arttıkça tekrar yükü de artar; süreye göre bir tablo yukarıda, 8. yöntemin altında.

İngilizce kelime tekrarı nasıl yapılır?

Okuyarak değil, hatırlayarak: anlamı kapat ve kelimeden anlamı, sonra anlamdan kelimeyi bulmaya çalış; haftada en az bir kez de ezbere yaz. Her oturuma yanlışlarınla başla, sonra yeni kelimelere, en son eski kelimelere geç. Yeni bir kelimeye eklediğin gün, birkaç gün sonra ve hafta sonunda dönmek iyi bir başlangıç ritmidir.

Ezberlediğim kelimeleri neden unutuyorum?

Çoğu zaman kelimeye bir daha geri dönülmediği ya da yalnız okunarak tekrar edildiği için. Kelimeyi hiç kullanmıyorsan ve karşına da çıkmıyorsa unutman doğaldır. Birkaç gün arayla anlamı kapatıp sınamak ve kelimeyle kendi cümleni kurmak onu daha uzun süre aklında tutar.

Kelimeleri Türkçe anlamıyla mı öğrenmeliyim, İngilizce tanımıyla mı?

Başlangıçta Türkçe karşılık en hızlısıdır. Türkçede birebir karşılığı olmayan kelimelerde kısa bir İngilizce açıklama ya da iyi bir örnek cümle daha çok işe yarar. Seviyen yükseldikçe İngilizce tanımlara geçmek, İngilizce düşünmeye alışmanı kolaylaştırır. İkisini birlikte kullanmak da serbest.

Kaynaklar

  • Oxford Learner's Dictionaries, anlam ve telaffuz (commute, reluctant, figure out, figure, relevant, unwilling, eager, rush hour, traffic jam, public transport, solve, borrow, lend): oxfordlearnersdictionaries.com (kontrol: 30 Eylül 2026)
  • Cambridge Dictionary, İngilizce–Türkçe (commute, reluctant, figure out): dictionary.cambridge.org (kontrol: 30 Eylül 2026)
  • Oxford University Press ELT, "20 most commonly misspelt words in English" (30 Eylül 2010; OnePoll anketine dayanır; tablodaki yanlış yazımlar): teachingenglishwithoxford.oup.com (kontrol: 30 Eylül 2026)

Dil Defteri Editörleri

Yazıları Dil Defteri'ni geliştiren küçük ekip hazırlar. Yazıları nasıl hazırladığımızı ve bir hatayı nereye bildirebileceğini Hakkında sayfasında anlattık.

Deniz Teacher

İngilizce öğretmeni ·

Dil Defteri blogundaki yazıları dil ve doğruluk açısından inceler.

Bu yazı diğer dillerde: EnglishDeutschEspañolFrançaisРусский