İngilizce kelime defteri nasıl tutulur? 7 adımda düzen
Bu yazıda
- Kelime defteri neden işe yarar, neden çoğu yarıda kalır?
- Hangi sütunlar olmalı? Kelime, anlam, örnek cümle, not
- Kelimeyi defterine yazmadan önce: seçmek
- Örnek cümle nasıl yazılır?
- Tekrar ne zaman ve nasıl yapılır?
- Yanlış yaptığın kelimeleri ayrı tutmak
- Kâğıt defter mi, telefon mu?
- İngilizce kelime defteri nasıl tutulur? 7 adımlık kontrol listesi
- Sık yapılan 5 hata
- Sık sorulan sorular
- Kaynaklar
İngilizce kelime defteri tutmanın işe yarayan yolu, defteri bir liste değil bir çalışma aracı olarak kurmaktır: her kelimeyi dört sütunla yaz (kelime, anlam, kendi örnek cümlen, kısa bir not), yalnız gerçekten karşına çıkan kelimeleri seç ve anlam sütununu kapatarak kendini düzenli olarak sına. Yanlış yaptığın kelimeleri ayrı bir sayfada topla.
Bu yazıda bu düzeni 7 adımda anlatıyoruz. Her adımı 8 satırlık örnek bir defter sayfası ve kendi yazdığımız 12 örnek cümleyle gösteriyoruz. Düzen kâğıtta da telefonda da aynı şekilde işler.
Kelime defteri neden işe yarar, neden çoğu yarıda kalır?
Kelime defteri işe yarar, çünkü kelimeyle yalnız yazarken değil, her tekrarda yeniden karşılaşırsın ve anlamını bu kez kendin hatırlamaya çalışırsın. Buna karşın çoğu defter ilk haftalarda bırakılır. Sebep genellikle şu üçünden biridir:
- Defter bir kopya listesine dönüşür. Ders kitabındaki listeyi olduğu gibi geçirirsen sayfalar hızla dolar, ama kelimelerin hiçbiri senin hayatından gelmez.
- Yazılır ama açılmaz. Tekrar edilmeyen defter bir arşivdir. Kelimeyi yazmak işin ancak başıdır.
- Tek sütun yetmez. "borrow = ödünç almak" satırı kelimeyi cümlede kullanmana yetmez. From mu gelir, to mu? Ne zaman lend denir? Defter söylemez.
Bu yazıdaki düzen bu üç soruna karşı kuruldu: az ama seçilmiş kelime, her satırda bir cümle, haftada birkaç kısa tekrar.
Hangi sütunlar olmalı? Kelime, anlam, örnek cümle, not
Bir İngilizce kelime defterinde dört sütun yeter: kelime, anlam, örnek cümle ve not. İlk ikisi kelimeyi tanımanı, son ikisi kullanmanı sağlar. Sayfayı dikine dörde böl ve anlam sütununu kelimenin hemen yanına koy; tekrar ederken elinle ya da bir kartla kapatman kolay olsun.
- Kelime: Sözlükteki hâliyle yaz. Birlikte anlam kazanan kelimeleri kalıp olarak yaz: get used to, look forward to.
- Anlam: Kısa bir Türkçe karşılık. Kelimenin birden çok anlamı varsa önce karşına çıkan anlamı yaz.
- Örnek cümle: Kendi kurduğun, kelimeyi gördüğün duruma benzeyen bir cümle. Hedef kelimenin altını çiz.
- Not: Kelimeyi yanlış kullanmanı önleyecek tek bilgi: edat, düzensiz fiil, telaffuz ya da yanlış arkadaş uyarısı.
Örnek defter sayfası
Ayşe'nin bir haftada dizide, işte ve markette karşısına çıkan sekiz kelime defterde böyle duruyor:
| Kelime | Anlam | Örnek cümle | Not |
|---|---|---|---|
| borrow | ödünç almak | Can I borrow your charger for a minute? (Şarj aletini bir dakikalığına ödünç alabilir miyim?) | Ödünç vermek: lend. Birinden: borrow from |
| actually | aslında | I thought the test would be hard, but it was actually easy. (Sınavın zor olacağını sanmıştım ama aslında kolaydı.) | Yanlış arkadaş: "şu anda" demek değil. Şu anda: currently |
| afford | (bir şeye) parası yetmek | We can't afford a new car this year. (Bu yıl yeni bir araba alacak paramız yok.) | Çoğunlukla can / can't ile |
| appointment | randevu | I have a dentist appointment at four. (Saat dörtte dişçi randevum var.) | Doktor, kuaför, resmî işler için; arkadaşla buluşmaya denmez |
| get used to | alışmak | I'm slowly getting used to my new job. (Yeni işime yavaş yavaş alışıyorum.) | Ardından isim ya da -ing gelir: get used to waking up early |
| suggest | önermek | Mert suggested a café near the station. (Mert istasyonun yakınında bir kafe önerdi.) | ✗ suggest me to go · ✓ suggest going |
| receipt | fiş, makbuz | Could I have the receipt, please? (Fişi alabilir miyim?) | p okunmaz |
| be running late | geç kalmak, gecikmek | Sorry, I'm running late. Start without me. (Kusura bakma, geç kalıyorum. Bensiz başlayın.) | Çoğunlukla -ing'li: I'm running late |
Sayfanın üstüne tarihi ve kelimeleri nerede gördüğünü (dizi, ders, iş) yazmak da işe yarar. Tekrar ederken bağlam aklına gelir, kelime de onunla birlikte.
Kelime defterine ne yazılır, ne yazılmaz?
Defterdeki her bilgiyi tekrar ederken yeniden göreceksin; bu yüzden az ama işe yarayan bilgi, çok bilgiden iyidir.
- Yaz: gördüğün kalıp (rely on, tek başına rely değil), karşına çıkan anlam ve gerekirse bir sık anlam daha, kendi örnek cümlen, edat ya da kullanım notu (deserve edatsız: ✗ deserve for a break), düzensiz fiil hâlleri (run, ran, run), seni şaşırtan telaffuz (queue "kyu" diye okunur) ve yanlış arkadaş uyarısı.
- Yazma: sözlükteki bütün anlamlar, bilmediğin beş eş anlamlıdan oluşan listeler (iyi bildiğin bir tane yeter: rely on ≈ trust), yazıldığı gibi okunan kelimelere okunuş, uzun İngilizce tanımlar ve zaten bildiğin kelimeler.
Çok anlamlı kelimeler. get ya da run gibi bir kelimeye sözlükte baktığında onlarca anlam görürsün. Hepsini yazarsan hiçbirini tekrar edemezsin. Önce kelimeyi gördüğün cümledeki anlamı yaz, temel anlam farklıysa onu ikinci sıraya koy. Örneğin Ayşe dizide I don't get it cümlesini duyduysa satırı şöyle olur: get · anlamak (I don't get it) · almak. Aynı kelimeyi başka bir anlamda gördüğünde yeni satır açma; aynı satıra kendi cümlesiyle ekle. miss (özlemek; otobüsü kaçırmak) ya da fine (iyi; para cezası) gibi kelimelerde her anlama ayrı bir kısa cümle yazmak, anlamları birbirinden ayırmanın en kısa yoludur.
Kelimeyi defterine yazmadan önce: seçmek
Bilmediğin her kelime deftere girmemeli. Yazmadan önce kendine iki soru sor: Bu kelimeyle yakında yeniden karşılaşır mıyım? Ben bu kelimeyi kullanır mıyım? İkisinin cevabı da "hayır"sa kelimeyi geç. Defterde yer açtığın her kelimeyi tekrar etmen gerekecek.
- Yaz: Birkaç kez gördüğün, anlamını bağlamdan çıkaramadığın ve kendi hayatında kullanacağın kelimeler (okulunla, işinle, hobinle ilgili olanlar).
- Şimdilik yazma: Bir kez gördüğün çok teknik ya da çok nadir kelimeler, özel isimler, metni anlamak için gerekmeyen ayrıntılar.
- Kalıp olarak yaz: Tek tek bildiğin ama bir araya gelince yeni anlam kazanan kelimeler: give up (vazgeçmek), take part in (katılmak).
Pratik bir sınır koy: bir okuma parçasından ya da dizinin bir bölümünden en fazla beş altı kelime seç. Sayfa yavaş dolar ama dolan her satırı gerçekten tekrar edersin. Anlamı yazmadan önce kelimeyi bir öğrenci sözlüğünde aç ve gördüğün cümledeki anlamı bul; ilk sıradaki anlam her zaman senin aradığın değildir.
Örnek cümle nasıl yazılır?
İyi bir örnek cümle kısadır, senin hayatından gelir ve kelimenin anlamını sezdirecek bir ipucu taşır. Sözlükteki cümleyi kopyalamak yerine kelimeyi gördüğün duruma benzeyen bir cümle kur; o durumu hatırladığında kelime de aklına gelir. Dört kural yeter:
- Tek yeni kelime. Cümlede hedef kelimeden başka bilmediğin kelime olmasın.
- Kısa tut. Defterde tek satıra sığan bir cümle yeter.
- İpucu koy. Cümle, hedef kelimenin yerini boş bıraksan bile anlamı tahmin ettirmeli.
- Kalıbı göster. Kelime bir edatla ya da -ing'le kullanılıyorsa cümle de öyle olsun.
Zayıf ve güçlü cümle farkını dört kelimeyle gösterelim.
Zayıf: The deadline is important. Bu cümle neredeyse her isimle kurulabilir; deadline'ın ne olduğunu söylemez.
son teslim tarihi
The deadline is Friday, so I can't go out this week.
Son teslim tarihi cuma, o yüzden bu hafta dışarı çıkamam.
Zayıf: ✗ It is worth. Dil bilgisi olarak eksik: worth tek başına bitmez, arkasından it, bir isim ya da -ing gelir.
(bir şeye) değmek
The film is long, but it's worth it.
Film uzun ama izlemeye değer.
Zayıf: Remind me. Çok kısa, kalıbı göstermiyor: remind someone to do something.
hatırlatmak (hatırlamak: remember)
Can you remind me to call my mum tonight?
Bu akşam annemi aramamı bana hatırlatır mısın?
Zayıf: I noticed it. Neyi fark ettin? Cümlede bağlam yok.
fark etmek
Did you notice Ayşe's new haircut?
Ayşe saçını kestirmiş, fark ettin mi?
Tekrar ne zaman ve nasıl yapılır?
Tekrarın kuralı basit: kısa ve sık çalış, her seferinde anlamı kapatıp kendini sına. Kelimeyi yazdığın gün bir kez, birkaç gün sonra bir kez, haftanın sonunda bir kez daha dön. Sayfayı okumak tekrar sayılmaz; anlamı kapatıp kelimeden anlamı, sonra kelimeyi kapatıp anlamdan kelimeyi bulmaya çalış.
Bir haftalık örnek düzen
| Gün | Ne yaparsın | Süre |
|---|---|---|
| Pazartesi | 5 yeni kelime yaz, her birine cümle kur | 15 dk |
| Salı | Pazartesi yazdıkların: anlamı kapat, sesli söyle | 5 dk |
| Çarşamba | 5 yeni kelime daha | 15 dk |
| Perşembe | Pazartesi ve çarşamba yazdıkların, bu kez anlamdan kelimeye | 10 dk |
| Cuma | Tekrar yok; dizide ya da okurken yeni kelime topla | – |
| Cumartesi | Haftanın bütün kelimeleri, İngilizcesini ezbere yazarak | 15 dk |
| Pazar | Bilemediklerini hata sayfasına taşı | 5 dk |
Kendini sınamanın üç yolu var ve üçü de farklı bir şeyi yakalar:
- Kapat ve söyle: Anlam sütununu kapat, kelimeye bakıp anlamını sesli söyle.
- Tersinden: Bu kez kelime sütununu kapat, Türkçe anlamdan İngilizce kelimeyi bul. Bu yön daha zordur ve konuşurken lazım olan da budur.
- Yazarak: Kelimeyi ezbere yaz, sonra kontrol et. Yazım hatalarını en iyi bu yol yakalar.
Yanlış yaptığın kelimeleri ayrı tutmak
Tekrarda bilemediğin kelimeleri defterin son sayfalarında ayrı bir hata sayfasına yaz. Böylece her tekrarda bütün defteri değil, önce seni zorlayan kelimeleri çalışırsın ve bildiğin kelimelere boşuna zaman harcamazsın.
Hata sayfasında üç sütun yeter: kelime, doğru anlam ve ne yanlış yaptığın ("borrow yerine lend yazdım" gibi). Hatanı yazmak, bir sonraki tekrarda aynı tuzağı fark etmeni kolaylaştırır. Bir kelimeyi iki tekrarda üst üste bilirsen üstünü çiz. Hata sayfası kısaldıkça nerede ilerlediğini kendi gözünle görürsün.
İstersen her yanlışta kelimenin yanına bir nokta koy. Üç noktası olan kelime, üzerinde en çok durman gereken kelimedir; ona yeni bir örnek cümle yazmak çoğu zaman işe yarar.
Kâğıt defter mi, telefon mu?
İkisi de işe yarar; önemli olan düzeni korumak. Kâğıt defter seni yavaşlatır ve kelimenin yazılışına harf harf bakmanı sağlar. Telefon ise hep yanındadır: kelimeyi gördüğün anda kaydedersin ve telaffuzunu dinleyebilirsin.
- Kâğıt defter: Sayfa düzenini istediğin gibi kurarsın, bildirim yoktur, yazarken kelimeye daha uzun bakarsın.
- Telefon: Kelimeyi dizi izlerken ya da yolda hemen kaydedersin, sesini dinlersin, kendini sınamak için sütun kapatman gerekmez, defterin evde unutulmaz.
- İkisi birlikte: Kelimeyi gün içinde kâğıda yaz, hafta sonu telefona geçir. Geçirirken bir tekrar daha yapmış olursun.
Hangisinin sana uyduğunu kararsız kaldığında şu kısa eşleştirme yardımcı olur:
| Durumun | Daha uygun olan |
|---|---|
| Dizi izlerken, okurken kelime topluyorsun | Telefon: kelime defterin yanında olmadığı bir anda karşına çıkar |
| Yazılı sınava ya da yazma ödevine hazırlanıyorsun | İkisi birlikte: kâğıtta elle yazmak yazımı oturtur, telefonda Türkçeden İngilizceye yazarak sınamak eksikleri gösterir |
| Ekran süreni azaltmak istiyorsun | Kâğıt: bildirim yok, başka bir uygulamaya kaymazsın |
| Birden fazla dil öğreniyorsun | Telefon: her dil için ayrı defter tutmak ve kelimeyi doğru deftere kaydetmek daha kolay |
| Okulda kâğıt defter tutman isteniyor | Ders defteri kâğıtta kalsın, tekrar için telefonu ek araç olarak kullan |
Telefonda kopyala-yapıştır yapacaksan bir şeye dikkat et: kelimeyi kendin yazdığında ona harf harf bakarsın, yapıştırdığında bu adım atlanır. Uzun bir örnek cümleyi yapıştırabilirsin, ama hedef kelimeyi kendin yaz.
Telefonu seçersen Dil Defteri bu yazıdaki kelime, anlam ve örnek cümle düzenine uyar: öğrendiğin her dil için ayrı defter açarsın (22 dil), kelimeye birden çok anlam ve istersen bir örnek cümle eklersin, pencereyi kapatmadan sıradaki kelimeyi yazarsın. Kelimeleri Kartlar, Seçmeli ve Yazma modlarıyla çalışırsın; yanlış yaptıkların Yanlışlarım listesinde toplanır. Dil Defteri tekrar zamanını senin yerine planlamaz; ne zaman çalışacağına sen karar verirsin. Ayrıntılar Özellikler sayfasındaki defter bölümünde.
İngilizce kelime defteri nasıl tutulur? 7 adımlık kontrol listesi
Bu listeyi defterinin ilk sayfasına yazabilirsin:
- Bir dil, bir defter. İngilizce kelimeleri başka dillerin kelimeleriyle karıştırma.
- Sayfayı dört sütuna böl: kelime, anlam, örnek cümle, not.
- Seçerek yaz: yeniden karşılaşacağın ve kullanacağın kelimeleri; bir oturumda en fazla beş altı tane.
- Anlamı sözlükten kontrol et ve gördüğün cümledeki anlamı yaz.
- Kendi cümleni kur: kısa, senin hayatından, tek yeni kelimeli.
- Kapatarak tekrar et: aynı gün, birkaç gün sonra ve haftanın sonunda; iki yönde de.
- Yanlışları hata sayfasına taşı, iki kez üst üste bildiğinde üstünü çiz.
Sık yapılan 5 hata
- Listeyi olduğu gibi kopyalamak. Yüz kelimelik bir listeyi deftere geçirmek çalışıyormuş gibi hissettirir ama tekrar edemeyeceğin kadar kelime biriktirir. Yalnız karşına çıkanları ve kullanacaklarını yaz.
- Tek anlam yazıp geçmek. run için "koşmak" yazıp run a business (bir işletmeyi yönetmek) anlamını gözden kaçırmak. Gördüğün cümledeki anlamı yaz, yeni bir anlamla karşılaşınca aynı satıra ekle.
- Kalıbı değil, kelimeyi yazmak. used yazıp get used to kalıbını kaçırmak. Birlikte gelen kelimeleri birlikte yaz.
- Okuyarak tekrar etmek. Sayfaya bakıp "bunu biliyorum" demek kolaydır. Anlamı kapatmadan bilip bilmediğini anlayamazsın.
- Telaffuzu hiç dinlememek. receipt'i yazıldığı gibi okumak. Yeni kelimenin sesini bir kez sözlükte dinle, seni şaşırtan bir şey varsa not sütununa yaz.
Sık sorulan sorular
Kelime defterine günde kaç kelime yazmalıyım?
Sabit bir sayı yok; tekrar edebileceğin kadar yaz. Başlangıç için günde beş kelime iyi bir ölçü. Haftanın sonunda hepsini anlamı kapatarak biliyorsan sayıyı artır, bilemiyorsan azalt. İşe yarayan, defterdeki kelime sayısı değil, düzenli olarak tekrar ettiğin satır sayısıdır. Az kelimeyle düzenli çalışmak, çok kelimeyle arada bir çalışmaktan kolaydır.
Anlamı Türkçe mi yazmalıyım, İngilizce mi?
Başlangıçta Türkçe karşılık en hızlısıdır. Türkçede tek kelimelik karşılığı olmayan kelimelerde (ör. afford) kısa bir İngilizce açıklama ya da iyi bir örnek cümle daha çok işe yarar. Seviyen yükseldikçe İngilizce açıklamalara geçmek seni İngilizce tanımlara alıştırır. İkisini aynı satırda kullanmak da serbest; defter senin.
Okunuşu deftere yazmak gerekir mi?
Her kelimede değil. Yazılışından farklı okunan kelimelerde not sütununa kısa bir hatırlatma yaz; receipt için "p okunmaz" gibi. Doğru telaffuzu bir öğrenci sözlüğünde sesli dinlemek, Türkçe harflerle okunuş yazmaktan daha güvenilirdir. Vurgusu şaşırtan kelimelerde vurgulu heceyi büyük harfle yazmak da işe yarar.
Artık bildiğim kelimeleri ne yapmalıyım?
Kâğıt defterden silmene gerek yok. Birkaç tekrarda üst üste bildiğin kelimelerin yanına bir işaret koy ve günlük tekrarlarda onları atla. Ayda bir işaretli kelimelere hızlıca göz atmak, unuttuklarını yakalamanın kolay bir yoludur. Unuttuğun bir kelimenin işaretini sil ve onu yeniden tekrar listesine al.
Kelime defteri için nasıl bir defter almalıyım?
Çantana sığan ve sayfası dört sütuna bölünebilecek kadar geniş bir defter yeter; A5 boyutu çoğu kişi için iyi bir denge. Çizgili ya da kareli olması fark etmez, ama kareli sayfada sütun çizmek daha kolaydır. Spiralli defter düz açılır, tekrar ederken sütun kapatmak da kolaylaşır.
Kaynaklar
- Oxford Learner's Dictionaries, İngilizce kelime anlamları ve kullanım notları (borrow, lend, actually, afford, appointment, receipt, suggest, deadline, worth, remind, notice, rely on, deserve, run, queue, get, miss, fine): oxfordlearnersdictionaries.com (kontrol: 30 Eylül 2026)
Bu yazı diğer dillerde: EnglishDeutschEspañolFrançaisРусский