İngilizcede yanlış arkadaşlar: Türkçeye benzeyen 15 kelime

Bu yazıda
  1. Yanlış arkadaş nedir, neden Türkçe konuşanları yakalar?
  2. 15 kelime: sandığın anlam ve gerçek anlam
  3. En çok karışan 5 kelime yakından
  4. 12 yanlış arkadaş daha: okulda, işte, günlük hayatta
  5. Yanlış arkadaşlarla nasıl çalışılır?
  6. Mini test: 5 soru
  7. Sık sorulan sorular
  8. Kaynaklar
Kısaca

Yanlış arkadaşlar (İngilizcede false friends), İngilizce ve Türkçede yazılışı ya da sesi birbirine benzeyen ama anlamı farklı olan kelimelerdir. magazine "magazin" değil "dergi"dir, sympathetic "sempatik" değil "anlayışlı"dır, actually "şu anda" değil "aslında" demektir. Bu kelimeler tanıdık göründüğü için sözlüğe bakılmadan kullanılır; hata da buradan çıkar.

Bu yazıda Türkçe konuşanların en sık takıldığı 15 İngilizce yanlış arkadaşı topladık. Her kelime için sandığın anlamı, gerçek anlamı ve doğru bir örnek cümleyi yan yana verdik. En çok karışan beş kelimeyi ✗ ve ✓ işaretli cümlelerle yakından gösterdik. Sonda cevapları da olan 5 soruluk bir mini test var.

Yanlış arkadaş nedir, neden Türkçe konuşanları yakalar?

Yanlış arkadaş, iki dilde aynı kökten gelen ya da tesadüfen benzeyen, ama zamanla farklı anlamlara kaymış kelimedir. Bu listedeki kelimelerin çoğunda tuzak Fransızcadan gelir: aktüel, magazin, apartman, sempatik, şef, not, branş, servis, ekonomik, etiket gibi kelimeler Türkçeye Fransızcadan girmiştir (TDK Güncel Türkçe Sözlük bu kelimelerin kökenini Fransızca olarak verir). İngilizce de aynı Latince ve Fransızca köklerden pek çok kelime almıştır. Kelimeler iki dilde ayrı yollardan geliştiği için bugün aynı şeyi söylemezler.

Tuzak iki yönde işler:

  • İngilizceden Türkçeye: magazine kelimesini görünce "magazin haberi" anlarsın ve metni yanlış anlarsın.
  • Türkçeden İngilizceye: "Notlarım iyi" demek isterken My notes are good dersin. Karşındaki kişi ders notlarının düzenli olduğunu anlar, sınav notlarını değil.

İkinci yön daha sinsidir, çünkü cümle dil bilgisi olarak doğrudur ve kimse seni düzeltmez. Karşındaki kişi yalnızca başka bir şey anlar.

15 kelime: sandığın anlam ve gerçek anlam

Aşağıdaki tabloda her kelimenin Türkçedeki benzerinden aklına gelen anlamı, İngilizcedeki gerçek anlamını ve kelimeyi doğru kullanan bir cümleyi bulacaksın. İngilizce anlamlar Oxford Learner's Dictionaries'ten, Türkçe taraf TDK Güncel Türkçe Sözlük'ten kontrol edildi.

KelimeSandığın anlamGerçek anlamDoğru örnek
actualaktüel, güncelgerçek, asılThe actual price was higher than the one online. (Asıl fiyat internettekinden yüksekti.)
actuallyşu anda, bugünlerdeaslında, gerçekteI actually liked the film. (Filmi aslında beğendim.)
magazinemagazin (ünlü haberleri)dergiI bought a cooking magazine at the station. (İstasyonda bir yemek dergisi aldım.)
pastapasta (doğum günü pastası)makarnaWe had pasta for dinner. (Akşam yemeğinde makarna yedik.)
apartmentapartman (bina)daire (ev)They rent a small apartment near the campus. (Kampüsün yakınında küçük bir daire kiralıyorlar.)
sympatheticsempatik, sevimlianlayışlı, halden anlayanMy manager was very sympathetic when I was ill. (Hastayken müdürüm çok anlayışlı davrandı.)
chefşef (amir, patron)profesyonel aşçı, aşçıbaşıShe works as a chef in a hotel. (Bir otelde aşçı olarak çalışıyor.)
notenot (sınav notu)not (yazılı not), kısa mesajI left a note on the fridge. (Buzdolabına bir not bıraktım.)
branchbranş (uzmanlık, ders alanı)şube; ağaç dalıThe bank has a branch next to our office. (Bankanın ofisimizin yanında bir şubesi var.)
toasttost (kaşarlı tost)kızarmış ekmek; kadeh kaldırmaI had toast and eggs for breakfast. (Kahvaltıda kızarmış ekmek ve yumurta yedim.)
serviceservis (okul ya da iş servisi)hizmetThe service in this café is really slow. (Bu kafede hizmet çok yavaş.)
prospectusprospektüs (ilaç kullanma talimatı)okul ya da üniversite tanıtım kitapçığıThe university sent me its prospectus. (Üniversite bana tanıtım kitapçığını gönderdi.)
economicekonomik (ucuz, hesaplı)ekonomiyle ilgiliThe report looks at economic growth in Asia. (Rapor Asya'daki ekonomik büyümeyi inceliyor.)
etiquetteetiket (fiyat etiketi)görgü kurallarıEvery office has its own email etiquette. (Her ofisin kendi e-posta görgü kuralları vardır.)
caricaturekarikatür (gazete karikatürü)abartılı portreA street artist drew a caricature of me. (Bir sokak ressamı benim abartılı bir portremi çizdi.)

Tablodaki bazı kelimelerin Türkçedeki karşılığı için doğru İngilizce kelimeler:

  • aktüel, güncel → current · magazin haberleri → celebrity news, gossip
  • pasta (tatlı) → cake · apartman (bina) → apartment building (ABD), block of flats (İngiltere)
  • sempatik → likeable, nice, friendly · şefim, amirim → my boss, my manager
  • sınav notu → grade (ABD), mark (İngiltere) · branşın → your subject, your field
  • kaşarlı tost → toasted sandwich, İngiltere'de toastie · okul servisi → school bus, iş servisi → shuttle
  • ilacın prospektüsü → the leaflet, patient information leaflet · ekonomik (ucuz) → economical, cheap, affordable
  • fiyat etiketi → price tag, genel olarak etiket → label · gazete karikatürü → cartoon

En çok karışan 5 kelime yakından

Bu beş kelimede hata Türkçeden İngilizceye giderken yapılır: cümle doğru görünür ama başka bir şey söyler.

actually: "şu anda" değil, "aslında"

actually bir durumu düzeltmek ya da beklenmedik bir gerçeği söylemek için kullanılır. "Şu anda, bugünlerde" demek istiyorsan currently ya da at the moment kullan.

  • ✗ Actually, I work at a bank. ("Şu anda bir bankada çalışıyorum" anlamında)
  • ✓ I currently work at a bank. (Şu anda bir bankada çalışıyorum.)
  • ✓ I thought the exam would be hard, but it was actually easy. (Sınavın zor olacağını sanıyordum ama aslında kolaydı.)

İlk cümle İngilizce olarak yanlış değil, ama "Aslında bir bankada çalışıyorum" diye anlaşılır; sanki biri başka bir şey sanmış gibi.

sympathetic: "sempatik" değil, "anlayışlı"

sympathetic, birinin derdini anlayan ve ona destek olan kişiyi anlatır. Türkçedeki "sempatik"in karşılığı likeable, nice ya da friendly'dir. Oxford, kelimenin "kolay sevilen" anlamına da yer verir, ama bu anlam için verdiği örnek bir roman karakteridir: a sympathetic character in a novel. Günlük konuşmada "sempatik biri" demek için sympathetic seçme; yanlış anlaşılma riski yüksek.

  • ✗ Your brother is so sympathetic! ("Kardeşin çok sempatik" anlamında)
  • ✓ Your brother is so nice! (Kardeşin çok sempatik.)
  • ✓ She was very sympathetic when I told her about my exam. (Sınavımı anlattığımda bana çok anlayış gösterdi.)

note: sınav notu değil, yazılı not

note kendin için yazdığın kısa not, derste tuttuğun not ya da birine bıraktığın kısa mesajdır. Sınav ya da karne notu için grade (ABD) veya mark (İngiltere) kullanılır.

  • ✗ I got a good note in maths.
  • ✓ I got a good grade in maths. (Matematikten iyi not aldım.)
  • ✓ Can I borrow your notes from yesterday's lecture? (Dünkü dersin notlarını ödünç alabilir miyim?)

apartment: bina değil, daire

apartment binanın içindeki tek bir dairedir. Birkaç katlı binanın kendisine apartment building (ABD) ya da block of flats (İngiltere) denir. İngiliz İngilizcesinde daireye çoğunlukla flat denir.

  • ✗ Our apartment has ten floors. ("Apartmanımız on katlı" anlamında)
  • ✓ Our building has ten floors. (Apartmanımız on katlı.)
  • ✓ Our apartment is on the third floor. (Dairemiz üçüncü katta.)

toast: kaşarlı tost değil, kızarmış ekmek

İngilizcede toast, kızartılmış ekmek dilimidir ve sayılamaz: a slice of toast, two slices of toast. Kaşarlı tostun karşılığı toasted sandwich, İngiltere'de gündelik dilde toastie'dir. toast'un bir anlamı da kadeh kaldırmaktır: Let's make a toast to Ayşe.

  • ✗ I'll have a cheese toast, please.
  • ✓ I'll have a cheese toastie, please. (Kaşarlı tost alayım.)
  • ✓ I usually have two slices of toast in the morning. (Sabahları genelde iki dilim kızarmış ekmek yerim.)

12 yanlış arkadaş daha: okulda, işte, günlük hayatta

Listeyi genişletmek istersen, Türkçe konuşanların sık takıldığı 12 kelime daha. Son sütun, Türkçede kastettiğin şeyin doğru İngilizcesi.

KelimeSandığın anlamGerçek anlamTürkçedeki kelimenin İngilizcesi
collegekolej (özel okul)yüksekokul; ABD'de üniversitekolej → private school
fabricfabrikakumaşfabrika → factory
stagestajsahne; aşamastaj → internship
promotionpromosyon (hediye ürün)terfi; satış kampanyasıpromosyon ürün → free gift
jestjest (incelik)şaka (in jest: şakasına)jest → gesture
moralmoralahlaki; the moral of the story: hikâyeden çıkan dersmoral → morale
casketkasketABD'de tabut; İngiltere'de küçük mücevher kutusukasket → flat cap
mimicmimiktaklit etmekmimik → facial expression
bankbank (oturak)banka; nehir kıyısıbank → bench
conditionkondisyondurum; (sağlıkta) rahatsızlıkkondisyonum yok → I'm out of shape
climateklimaiklimklima → air conditioning
controlkontrol etmek (bakıp doğrulamak)yönetmek, zapt etmekkontrol etmek → check

Üç tanesini cümlede görelim:

  • ✗ My father works in a fabric. ✓ My father works in a factory. (Babam bir fabrikada çalışıyor.)
  • ✗ My moral is bad today. ✓ I'm feeling a bit down today. (Bugün moralim bozuk.) Takımın morali ise morale: Team morale is high.
  • ✗ I controlled the bill. ✓ I checked the bill. (Hesabı kontrol ettim.)

Kelime değil kalıp: birebir çeviri tuzakları

Bazen tuzak tek bir kelimede değil, Türkçe kalıbı olduğu gibi İngilizceye taşımakta yatar. Cümle dil bilgisi olarak doğru görünür ama İngilizcede başka türlü söylenir:

Türkçe✗ Birebir çeviri✓ Doğal İngilizce
Kararımı verdim.I gave my decision.I've made my decision.
Garip bir rüya gördüm.I saw a strange dream.I had a strange dream.
Fotoğrafımızı çeker misin?Can you pull our photo?Can you take a photo of us?
Işığı açar mısın?Can you open the light?Can you turn on the light?
Sınav bitti, çok sıkıldım.I'm boring.I'm bored. (I'm boring: "sıkıcı biriyim")
Ablam bir doktorla evli.She's married with a doctor.She's married to a doctor.

Bu yüzden deftere tek kelimeyi değil kalıbı yaz: decision değil make a decision, married değil married to.

Yanlış arkadaşlarla nasıl çalışılır?

Yanlış arkadaşı öğrenmek, tek bir anlamı ezberlemek değil, iki anlamı birbirinden ayırmaktır. Bunun için dört küçük alışkanlık yeter:

  1. İki anlamı yan yana yaz. Defterde kelimenin gerçek anlamının yanına sandığın anlamı da yaz: sympathetic = anlayışlı · (sempatik = nice, likeable). Karıştırdığın şeyi görmek, bir daha karıştırmanı zorlaştırır.
  2. Bir ✗ ve bir ✓ cümle kur. Kendi hayatından bir yanlış ve bir doğru cümle: ✗ My notes are good. ✓ My grades are good. İkisini birlikte okuduğunda fark kendiliğinden oturur.
  3. Türkçeden İngilizceye sına. Tuzak çoğunlukla bu yönde çalışır. "Okul servisini kaçırdım" cümlesini İngilizceye çevirmeyi dene; aklına service geliyorsa hâlâ çalışman gerekiyor. Doğrusu: I missed the school bus.
  4. Yanlış arkadaşları bir arada tut. Hepsini aynı sayfada ya da aynı etiketle topla ve arada bir sadece onlarla kendini sına. Bu kelimeler tanıdık göründüğü için normal listede gözden kaçar.

Kâğıt defter kullanıyorsan en pratik düzen dört sütunlu bir satırdır: kelime, gerçek anlam, örnek cümle ve "karışmasın" notu. Telefonda da aynı düzeni kurabilirsin: Dil Defteri'nde öğrendiğin her dil için ayrı defter açılır (22 dil); kelimeye birden çok anlam ve istersen bir örnek cümle eklersin, pencereyi kapatmadan sıradaki kelimeyi yazarsın. sympathetic için anlama "anlayışlı" yazıp örnek cümleye doğru kullanımı koymak yeter. Ayrıntılar Özellikler sayfasındaki defter bölümünde.

Genel ezber yöntemleri için İngilizce kelime nasıl ezberlenir? yazısına bakabilirsin; yanlış arkadaşlarda en çok işe yarayan yöntem, orada anlattığımız "kendini sına" ve "yanlışlarına geri dön" ikilisidir.

Mini test: 5 soru

Her cümlede boşluğa hangi kelime gelir? Cevaplar testin altında.

  1. "Apartmanımızda asansör yok." → There's no lift in our ___. (a) apartment (b) building
  2. "Karnemde bütün notlarım iyi." → All my ___ on my report card are good. (a) notes (b) grades
  3. "Şu anda Ankara'da yaşıyorum." → I ___ live in Ankara. (a) actually (b) currently
  4. "Bu otelin aşçısı çok iyi." → The ___ at this hotel is excellent. (a) chef (b) boss
  5. "Hastalandığımda arkadaşlarım çok anlayışlıydı." → My friends were very ___ when I got ill. (a) sympathetic (b) likeable

Cevaplar

  1. (b) building. apartment binanın kendisi değil, içindeki tek bir dairedir.
  2. (b) grades. notes ders notları ya da kısa yazılı notlardır.
  3. (b) currently. actually "aslında" demektir.
  4. (a) chef. İngilizcede chef aşçıdır; amir için boss denir.
  5. (a) sympathetic. Burada tam da doğru anlamda: anlayışlı, destek olan.

Sık sorulan sorular

İngilizcede kaç tane yanlış arkadaş var?

Kesin bir sayı yok, çünkü iki kelimenin "yanlış arkadaş" sayılması bakış açısına göre değişir. Bazı kelimeler tamamen farklı anlama gelir (pasta, chef), bazılarında anlamlardan biri örtüşür (sympathetic). Pratikte önemli olan, günlük hayatta en çok karşına çıkan birkaç düzine kelimeyi ayırt edebilmektir.

Yanlış arkadaşlar sınavlarda sorulur mu?

Yanlış arkadaşlar sınavlarda genellikle ayrı bir soru tipi olarak karşına çıkmaz, ama okuma parçalarında ve kelime sorularında görülebilirler. actual, sympathetic, economic gibi kelimeleri Türkçedeki benzerleriyle okursan cümleyi yanlış anlarsın. Bu yüzden özellikle okuma yaparken tanıdık görünen kelimelerde bir kez durmak işe yarar.

"sympathetic" hiç "sempatik" anlamında kullanılmaz mı?

Kullanılır, ama sınırlı. Oxford, sympathetic için "kolay sevilen" anlamına da yer verir ve örnek olarak bir roman karakterini gösterir: a sympathetic character in a novel. Günlük konuşmada birinin sempatik olduğunu söylemek istiyorsan nice, likeable ya da friendly daha doğal ve daha az risklidir.

Yanlış arkadaşları ayrı bir listede mi çalışmalıyım?

Evet, ayrı bir bölüm ya da etiket işe yarar. Bu kelimeler tanıdık göründüğü için normal kelime listesinde "biliyorum" diye geçilir. Ayrı bir listede, özellikle Türkçeden İngilizceye sınandığında, hangisinde hâlâ takıldığını hemen görürsün.

Kaynaklar

  • Oxford Learner's Dictionaries, İngilizce anlamlar (actual, actually, magazine, pasta, apartment, apartment block, sympathetic, likeable, chef, note, grade, branch, toast, toastie, service, shuttle, prospectus, leaflet, economic, economical, etiquette, label, price tag, caricature, cartoon, current): oxfordlearnersdictionaries.com (kontrol: 30 Eylül 2026)
  • Türk Dil Kurumu, Güncel Türkçe Sözlük, Türkçe anlamlar ve kökenler (aktüel, magazin, apartman, sempatik, şef, not, branş, tost, servis, prospektüs, tanıtmalık, ekonomik, etiket, karikatür, pasta; kolej, fabrika, staj, promosyon, jest, moral, kasket, mimik, bank, kondisyon, klima, kontrol): sozluk.gov.tr (kontrol: 30 Eylül 2026)
  • Oxford Learner's Dictionaries ve Cambridge Dictionary, ek liste ve kalıplar (college, fabric, factory, stage, internship, promotion, jest, gesture, moral, morale, casket, flat cap, mimic, facial expression, bank, bench, condition, out of shape, climate, air conditioning, control, check, make a decision, have a dream, take a photo, turn on, bored, married to): oxfordlearnersdictionaries.com, dictionary.cambridge.org (kontrol: 30 Eylül 2026)

Dil Defteri Editörleri

Yazıları Dil Defteri'ni geliştiren küçük ekip hazırlar. Yazıları nasıl hazırladığımızı ve bir hatayı nereye bildirebileceğini Hakkında sayfasında anlattık.

Deniz Teacher

İngilizce öğretmeni ·

Dil Defteri blogundaki yazıları dil ve doğruluk açısından inceler.